2 Kasım 2012 Cuma

LEZİZ TARİFLER! Kurumsal E-Öğrenmenin Tutundurulması

Kurumunuzda e-öğrenme takip oranları hedeflediğinizden düşük mü? E-öğrenmeye yaptığınız yatırımların geri dönüşünü yeterince alamadığınızı mı düşünüyorsunuz? Öyleyse gelin, e-öğrenmenin yaygınlaştırılması ve kurumunuzda daha etkin kullanılmasıyla ilgili yapabileceklerinize birlikte göz atalım.
Kurumlarda, internet ve bilişim sistemleri araçları gittikçe daha yaygın olarak kullanılmasına rağmen, kurum çalışanları halen e-öğrenme ile “öğrenmeye” sıcak bakmayabiliyor. Yoğun emek harcanarak sunulan e-eğitimlerin takip ve bitirme oranları çok düşük olabiliyor ya da zorunlu tutulmadığı sürece eğitimlere hiç başlanmayabiliyor. Bu yazımızda, hem e-öğrenmenin kurumunuzda istediğiniz noktaya gelememesinin olası nedenlerine göz atacağız hem de bu sıkıntıların nasıl aşılabileceğine ve e-öğrenmenin kurum içinde etkin bir şekilde kullanılması için neler yapılabileceğine değineceğiz.
Sınıf Eğitimlerinden E-Öğrenmeye Geçişte Yaşanan Sorunlar
Bildiğimiz anlamda “sınıf”, birçoğumuzun alışık olduğu, rahat ettiği, kendisini yalnız hissetmediği bir öğrenme ortamı. İlk eğitim tecrübesinin genelde bir “eğitmen” ve “sınıf” ortamında gerçekleştiğini düşünürsek, bu pek de yadırganacak bir durum değil. Birçok çalışan için “sınıf içi” eğitimden “masa başında” öğrenmeye geçiş bu açıdan oldukça zorlayıcı olabiliyor.
Katılımcıların eğitim anlayışında ciddi bir kültürel değişimi de zorunlu kılan e-öğrenmeye geçişte yaşanan sıkıntılar birçok farklı nedenden kaynaklanabiliyor (McKimm, 2003)
  • Yüz yüze eğitime olan alışkanlık nedeniyle yeni öğretim ortamına uyum sağlamada yaşanan güçlük,
  • Katılımcıların kendilerini, sosyal öğrenme ortamından uzakta “tek başına” hissetmeleri,
  • Katılımcıların kendi zaman planlarında e-öğrenmeye yer bulamamaları,
  • İlgili yazılımları ya da web araçlarını kullanmadaki beceri eksikliği,
  • E-öğrenmenin gerektirdiği internet bağlantısı ya da donanımlardaki yetersizlikler,
  • Materyallere ya da eğitime ulaşırken karşılaşılan zorluklar nedeniyle yaşanan isteksizlik,
  • Yönetimsel gözetim eksikliği nedeniyle dış motivasyon unsurunun yetersiz kalması,
  • Teknik desteğin ve yönlendirmenin beklentileri karşılamaması,
  • Kötü tasarlanmış/ihtiyacı karşılayamayan e- eğitim içeriği nedeniyle, eğitimleri takip etmede yaşanan isteksizlik.
Gördüğünüz gibi, e-eğitimlerin takip oranlarının düşük olmasında yazılım, donanım, organizasyon, yönetim, iç ve dış motivasyon, içerik kalitesi, zaman kısıtları gibi pek çok farklı etmen rol oynayabiliyor.
E-öğrenmenin kurumların eğitim planlarının etkin bir parçası olabilmesi için, öncelikle yaşanan sorunların temel nedenlerinin çok iyi analiz edilmesi gerekiyor. Her şeyden önce, eğitim, IK ve IT departmanları çalışanlarının, e-öğrenmeye uyum sağlanabilmesi konusunda bir arada çalışmaları çok önemli. Hem e-öğrenmenin ilk defa kullanılmaya başlanacağı zaman hem de başlayan bir sürecin devamında, katılımcıların e-öğrenme deneyiminin pürüzsüz geçmesi, iş ve katılımcı hedefleriyle örtüşen nitelikli bir eğitim programının hazırlanmış olması, katılımcıların yaşadıkları deneyimin değerini ve katkılarını iyi anlamaları e-öğrenmenin kurumda tutundurulması açısından kilometre taşları niteliği taşıyor.
Unutulmamalı ki, e-öğrenmeye geçiş aslında bir değişim sürecini de beraberinde getiriyor. Bu değişimin iyi yönetilmesi, katılımcıların soru sorabilecekleri kişilere ulaşılabiliyor olmaları, katılımcılara ihtiyaç duydukları altyapı, teknik donanım ve desteğin sağlanması, eğitim ve IK departmanları tarafından her aşamada gerekli yönlendirmelerin yapılması gibi birçok etmene bağlı. Bu etmenler göz önünde bulundurulmadan başlatılan bir süreçte genellikle e-öğrenme takip oranları ve katılımcıların e-öğrenmeye ilgisi düşük olabiliyor ve bu da üst yönetime “e-öğrenmenin başarısız olduğu” mesajını iletme riski taşıyor. Oysa takip oranlarının düşük olmasının nedeni, bahsettiğimiz gibi yazılım, donanım, organizasyon, yönetim, motivasyon, içerik kalitesi, zaman kısıtları ve kişisel faktörler gibi pek çok farklı etmenden kaynaklanıyor olabilir.
Sorunlardan Çözümlere Giden Yol
Peki, bu sorunları aşmaya yönelik ne gibi önlemler alınabilir? Enocta olarak, e-öğrenmenin başarıya ulaşması için farklı problem alanlarına yönelik çözüm önerileri sunuyoruz.
ETKİ ALANIÇÖZÜM
E-öğrenme ortamında ilgili yazılımları ya da web araçlarını kullanmadaki yetersizliklerin giderilmesi.Kişilerin karşı karşıya kaldıkları teknik problemlerle, eğitimi bırakmaya karar vermeden başa çıkmalarını sağlayabilmek için teknik destek sağlıyoruz.
Öğrencilerin kendilerini, sosyal öğrenme ortamından uzakta “tek başına” hissetmelerinin önlenmesi.
E-öğrenmenin sosyal boyutunun güçlendirilmesi.
Öğrencilerin kendilerini tek başına hissetmemeleri için, EEP (Enocta Eğitim Platformu) üzerinde sosyal etkileşime olanak veren fonksiyonlar geliştiriyoruz.
Örneğin, sistem içi mesajlaşma fonksiyonu ile, eğitim yöneticisinin tercihleri dâhilinde, aynı eğitimi alan kişilerin birbirlerini görmelerine ve mesaj atmalarına imkân sağlıyoruz.
Öğrencilerin performanslarının takibi ile ilgili eksikliklerin giderilmesi.
Akıllı içeriklerin ve EEP’nin sağladığı imkânlar ile performansı takip etmeye yönelik farklı seçenekleri bir arada sunuyoruz.
Öğrenci performansını, hem eğitimin içerisindeki etkileşimler ve sorularla hem de eğitim sonu, etkinlik sonu sınavları, ön test son test uygulamalarıyla takip edebiliyoruz.
Kurumlar tarafında performans takibini kolaylaştırmak için, EEP üzerinde standart olarak tam 34 farklı rapor seçeneğisunuyoruz. (Enocta İçerik Sınav Detay Raporu, Kullanıcı Talep Raporu, Etkinlik Detay Raporu vb. )
Kurumlara ayrıca anket hazırlama ve eğitim değerlendirme formları ile kullanıcılardan detaylı geri bildirimler alma olanağı sağlıyoruz.
Bireylerin kendi performanslarını değerlendirme ihtiyacına cevap verilmesi.
Akıllı içerikler sayesinde kişileri eğitim içerisinde eksik oldukları hedeflere/konulara yönlendirebiliyoruz. Bu sayede kişilere kendi performanslarını konu bazında değerlendirme imkânı tanıyoruz.
Buna ek olarak, eğitim tamamlama durumu ve puan gibi bilgileri kullanıcıya sunarak kullanıcının kendi performansından haberdar olmasını sağlıyoruz.
Kurum içi iletişim kampanyaları organize edilmesi.
Eğitimlere olan ilgiyi arttırmak, e-öğrenmenin sağladığı imkanları hatırlatmak, kullanıcıları eğitimlerin içeriği hakkında bilgilendirmek için kurumlarla birlikte, ihtiyaçları doğrultusunda iletişim kampanyaları organize ediyoruz. Tanıtım animasyonları, posterler, tanıtım e-postaları ve e-öğrenme portalleri gibi çok geniş bir yelpazeye sahipTanıtım ve Tutundurma faaliyetleri adını verdiğimiz bu çalışmalar ile e-öğrenmenin rafta kalmasının önüne geçmeyi amaçlıyoruz.

Yukarıda saydığımız bu hizmetlerin yanı sıra, kurum kültürüne, yapısına ve ihtiyaçlarına uygun olarak, e-öğrenmeye geçiş ve e-öğrenmenin kullanımının artırılmasına yönelik, yönetimsel ve eğitsel stratejiler konusunda danışmanlık hizmetleri sağlıyoruz.

Kaynaklar
McKimm, J. (2003). ABC of learning and teaching: Web based learning. BMJ326(7394), 870-873. doi: 10.1136/bmj.326.7394.870
Frankola, K. (2001). An Assessment of the Effectiveness of e-learning in Corporate Training Programs. The International Review of Research in Open and Distance Learning. Retrieved October 22, 2009, fromhttp://www.irrodl.org/index.php/irrodl/article/viewArticle/83/160
Tyler-Smith, K.(2006). Early Attrition among First Time eLearners: A Review of Factors that Contribute to Drop-out, Withdrawal and Non-completion Rates of Adult Learners undertaking eLearning Programmes. [Electronic version]. The Journal of Online Learning and Teaching. Retrieved October 22, 2009, from

Hiç yorum yok: