25 Ekim 2012 Perşembe

E-öğrenmede video kullanımı artıyor

Eğitim materyalleri, öğrenme sürecinin zihinsel etkinliklerine yardımcı olan öğeler olup, görsel öğretim malzemeleri (Grafikler, fotoğraflar, kavram haritaları vb.), en genel anlamıyla verilen bilgilerin görsel resimlendirilmeleridir.

Görsel öğretim malzemeleri, eğitimi alan kullanıcının yönlendirilmesinde, dikkatini toplamasında, analiz ve sentez yapabilmesinde yardımcı olmaktadır. İyi tasarlanmış bir şematik gösterim, sözcüklerin tek başına taşıyamayacağı bir kavrayış sağlamakta ve hatırlamayı kolaylaştırmaktadır.


Görsel öğretim materyallerinin, sesli video ile görüntülenmesiyle, daha kalıcı bir öğrenme meydana gelmektedir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki; hayat boyu öğrenilen bilgilerin, % 11’i işitme, % 3.5’i koklama, % 1.5’i dokunma % 1’i tatma ile sağlanmaktadır. Geriye kalan % 83’lük bilgi ise görerek öğrenilmektedir. Durumun daha dikkat çekici boyutu ise, işitilenin % 25’i, görülüp işitilenin ise % 65’i hatırlanmaktadır. Görme ve işitmenin, öğrenme üzerinde bu orandaki etkisi, görsel materyallerin tasarımını son derece önemli kılmaktadır. İyi tasarlanmış 25-30 saniyelik bir televizyon reklâmı, eğitim açısından bir ay sürecek bir öğretim sürecine denk gelebilmektedir.

Tüm bu kriterler göz önüne alındığında e-öğrenmede videolu eğitimlerin kullanılması kaçınılmaz olmaktadır. Böylelikle hem birim zamanda kullanıcıya verilen bilgi miktarı artabilecek hem de eğitimi alan kişinin bu bilgiyi hatırlama oranı yükselecektir.

Eğitim için hazırlanacak videolar elbette, var olan metinlerin özensiz bir müsamere gösterisi gibi hazırlanıp, kalitesiz bir formatta çekilmemelidir. Çekim öncesi sıkı bir ön çalışma gereklidir. Unutulmamalıdır ki insanların artık basit bir anlatım için hazırlanan görsel bir çalışmadan bekledikleri kalite eşiği bile yükselmiştir. Dolayısıyla videolar için hazırlanan senaryolar için psikanalitik anlatımlar kullanılmalıdır. Yapılacak çekimlerde ise semiyolojik (gösterge bilimi) çözümlemelere önem verilmelidir. Oyuncuların kıyafet renkleri, sahnedeki aksesuarların konumu vb. çok iyi tasarlanmalıdır. İyi bir reji ile hazırlanacak böyle bir eğitim filmiyle, aynı konunun anlatımı için kullanılan durağan bir fotoğrafın yanındaki uzun metinlere ve onların okunması için harcanacak fazladan zamana ihtiyaç kalmayacaktır.

Videolu eğitim elbette her yerde verimli bir şekilde kullanılamayabilir. Altyapıları uygun olmayan şirketlerde, aynı anda onlarca, yüzlerce kullanıcının eğitimi almak istemesi, eğitimdeki sayfaların geliş süresini uzatacak ve öğrenme sürecini beklenenin aksine sıkıcı bir hale sokabilecektir. Ama ilerleyen teknoloji ile beraber daha hızlı veri akışı sağlanmasıyla, videonun bant genişliğinden kaynaklı oluşabilecek bu gibi sorunlar kısa sürede tarihe karışacaktır. Şirketler, sürekli geliştirdikleri altyapıları ve teknolojilerinin yardımıyla video içeren eğitim içeriklerini çalışanlarının kullanımına sunacak ve öğrenme süreçlerini daha verimli hale getirecekleridir.

Hamit ANNAK

Enocta

Hiç yorum yok: