12 Ekim 2012 Cuma

e-Learning geliştirme ekipleri için gereken yetkinlikler

Günümüzde birçok şirket, çalışanlarına e-Learning imkanları sunarak; eğitimlerin etkinliğini ve hızını arttırdığı gibi, çalışan memnuniyetinde ve maliyet tasarrufunda da önemli aşamalar kaydediyor. Şüphesiz e-Learning’in en can alıcı noktası içerik, yani öğrenme materyalleri. e-Learning’i uygulayan pek çok şirket, artan online eğitim talibini en etkili şekilde karşılamak için bünyesinde e-Learning ekipleri kuruyor. 
Bu ekipler, e-Learning eğitimlerine uygun teknolojik altyapı sağlıyor ve içerikler geliştiriliyor. Ancak harcanan çabaya ve yüksek maliyetlere rağmen ne yazık ki pek çok uygulama beklenen verimi gösteremiyor. Bu başarısızlığın en büyük nedenlerinden biri, e-Learning içeriklerini geliştirecek eğitimci, teknik ve yaratıcı grubun sahip olması gereken yetkinliklerin doğru bir biçimde tespit edilememesi. Peki nedir böyle bir ekipte bulunması gereken yetkinlikler? 
e-Learning yetkinlik üçgeni

 Yukarıdaki şekilde de görüldüğü gibi, e-Learning uygulamaları için gerekli olan yetkinlikleri; eğitsel, teknik ve yaratıcı yetkinlikler olarak üç ana grup altında inceleyebiliriz. Bu yetkinliklerin oluşturduğu üçgenin merkezinde, üç grubu da birbirine bağlayan ve hepsine eşit mesafede duran strateji ve proje yönetimi yetkinliği yer alır.

Yetkinlik üçgeninde bazı bilgi ve becerilerin üçgenin köşelerinde bulunmasının nedeni; bu becerilerin belirli bir konuda uzmanlaşma gerektirmesidir. Yetkinlik üçgeninin köşelerinde uzmanların tercih edilmesinin nedenini şu şekilde açıklayabiliriz; uzmanlar, konu ile bütünleşebilme, onları farklı açılardan yorumlayabilme ve bilgiyi farklı alanlarda kullanabilme becerisine sahip kişilerdir. Bu yüzden bu kişilerin bir araya getirilmesi ile oluşturulan bir sistem, sağlam temeller üzerine kurulmuş ve uygulamalardaki başarı oranı da yükseltilmiş olur. Örneğin pedagoji eğitimi almış, öğretmen veya eğitmen olarak çalışmış eğitsel yetkinliğe sahip kişiler, eğitsel destek veya eğitsel tasarımcı olarak görev alabilecek kişilerdir. Aynı şekilde, daha çok teknoloji konularında bilgi sahibi uzmanlar, yazılım, grafik, ses ve görüntü geliştirme alanlarında çalışabilirler. 
Proje ekiplerinde sözü edilen yetkinliklerin dağılımı e-Learning proje ekibinin büyüklüğüyle ilişkilidir. Örneğin, 40 kişilik bir e-learning ekibiyle, 5 kişilik bir e-Learning ekibini yetkinlik üçgenlerinin köşelerinde gördüğümüz temel yetkinlikler açısından karşılaştırdığımızda, farklı sonuçlar elde ederiz. 40 kişilik bir ekipte tüm çalışmalar konularına göre sınıflandırılıp, farklı uzmanlar tarafından yürütülürken, küçük bir ekipte uzmanlaşmanın daha az olduğu, hatta yetkinliklerin daha çok merkezde toplandığı görülür. Bu nedenle, göreceli olarak küçük e-Learning ekiplerinde proje yöneticileri en az bir alanda uzmanlaşmış ve ekip içi iletişimi sağlayabilen kişiler arasından seçilmelidir. 
Üçgendeki diğer yetkinlikler
Eğitsel tasarım ve eğitsel destek uzmanları, öğrenme teorilerine hakim ve bu teorilerin öne sürdüğü “öğrenme şekillerini” İnternet ortamına taşıyabilecek kişiler olmalıdırlar. Sınıf ortamında eğitim deneyimine sahip başarılı eğitimciler, eğitim alnında uzmanlaşmış olsalar bile, e-Learning projesinde görev almadan önce diğer konularda bilgi ve deneyim edinmeleri gerekmektedir.
Grafik/ses/görsel tasarım uzmanları, yazılım ve çoklu ortam geliştirme araçları konusunda uzmanlaşmış, daha da önemlisi, eğitsel tasarımcıların isteklerini yorumlayabilecek ve hayata geçirebilecek nitelikte olmalıdırlar.
Programcılar ve sistem entegrasyonunu sağlayan kişiler; online tartışmalar, testler, interaktif örnekler gibi eğitsel uygulamaları İnternet ortamına taşıyabilmelidirler. Bu noktada proje yöneticilerine, programcıların İnternet ortamına taşıdıkları ders içeriklerinin ve uygulamaların, eğitsel tasarımcıların hazırladığı içeriklere ve öğrenme amaçlarına uygun olup olmadığını kontrol etme görevi düşer.
 e-Learning ekibi, bireysel olarak ne kadar donanımlı olursa olsun, birlikte çalışma süreci içerisinde bazı sorunlar ortaya çıkabilir. Bunlardan en sık yaşananlar; ekip kimliğinin oluşturulamaması, bireysel çaba ve katkıların göz ardı edilmesi, ekip içi farklılık ve çeşitliliğin taktir edilmemesidir.
Bu sorunların üstesinden gelmek için üretilen çözümlerde ise dört sihirli sözcük rol oynar: İşbirliği, katılım, iletişim ve işlevler arası bağlılık. Ekip içinde iş birliği ve iletişimin güçlü olması, kişilerin kendilerini ekibin bir parçası olarak hissetmeleri ve katılımcı olmaları ve çalıştıkları şirketin diğer işlevsel bölümleriyle (satış, pazarlama,insan kaynakları) bağlarını koparmamaları ortaya çıkan sorunların kısa sürede çözülmesine yardımcı olur.
Bir e-Learning uygulamasının başarısını olumsuz yönde etkileyen nedenleri bir kez daha düşünelim; bütçe yetersizliği, altyapı yetersizliği, ya da ekip ruhunun yakalanamaması? Bunların hepsi geçerli nedenler olarak düşünülebilir ancak asıl neden, proje ekibinin yetkinlilerinin doğru belirlenememesidir. Bu amaçla bir ekip oluşturulmadan önce ilk yapılması gereken, oluşturulacak organizasyonun hedeflenen yetkinliklere baz alınarak tasarlanmasıdır. 

Hiç yorum yok: