18 Aralık 2014 Perşembe

E-Öğrenmede Etkileşim

İlk yaygınlaşmaya başladığı yıllarda “Online Eğitim” ya da “Web Tabanlı Öğrenme” gibi farklı isimlerle anılan e-öğrenme o yıllarda online kitaplar oluşturma olarak algılansa da son zamanlarda e-öğrenmeden beklenenler artmıştır. İçeriklerin internette online kitap formatında sunulmasına nazaran e-öğrenmenin en belirgin özelliği içerik sunumunda kullanılan etkileşimlerdir. Eğitsel tasarım uzmanlarını en fazla zorlayan konulardan biri olan içeriğe uygun etkileşimlerin tasarlanması e-öğrenme karşıtları tarafından da en fazla dile getirilen konulardan biridir.

Etkileşim, öğrenenin ilgisini, katılımını ve uğraşını öğrenme sürecine dahil etmek için kullanılan içerik sunum tekniğidir. E-Öğrenmede etkileşim denildiğinde birçok insanın aklına ileri-geri butonlarına tıklanarak kolaydan zora doğru ilerleyen içeriklerin okunması gelmektedir. Ancak içeriğe uygun tasarlanmış etkileşimler öğreneni bilgisayar karşısında ekranın belirli bölgelerine tıklayan bir kullanıcı profilinden çıkarıp; öğrenme aktivitesinin merkezinde, öğrenme sürecini yönlendirme yetkisine sahip aktif bir kullanıcı haline getirmektedir. Etkileşim uzaktan eğitimin başarısını etkileyen kritik bir değişkendir.

e-Öğrenmede etkileşimden beklenenler aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:
  • Öğrenenin ilgisini konu üzerine toplamak,
  • Toplanan ilginin devamlılığını sağlamak,
  • Bilgiyi aktarmak,
  • Bilginin hatırlanmasını kolaylaştırmak,
  • Bilginin öğrenen üzerinde yansımalarını teşvik etmek.

Beklenti listesinin kabarık olması belki de Eğitsel Tasarım Uzmanları’nın etkileşim tasarlarken neden zorlandıklarını açıklamaya yetecektir. Birçok e-öğrenme uygulamasında karşılaşılan çoktan seçmeli soru, bulmaca, hareketli grafik, sürükle-bırak etkileşimleri, animasyon ve simülasyon formatındaki etkileşimler uygun bir öğrenme ortamında öğrenenin bildiklerini uygulamasına imkân sağladıklarında yukarıda bahsedilen beklentilerin bazılarını yerine getirseler de birçok uzman tarafından konuya uygun çok daha etkili etkileşimlerin geliştirilmesi gerektiği savunulmaktadır. Bu durumda klasikleşen etkileşimler yerine daha etkili ve öğrenen açısından destekleyici etkileşimler tasarlanması öğretimsel etkileşim bileşenlerinin iyi kavranmasına ve tasarlanmasına bağlıdır. 

Michael Allen, “Guide to e-Learning” isimli kitabında öğretimsel etkileşimlerin bileşenlerini; ortam (context), meydan okuma (challenge), etkinlik (activity) ve geribildirim (feedback) olmak üzere dört başlıkta toplamıştır.

Ortam (Context):
Ortam, öğrenenin tasarlanan durumu zihninde canlandırmasını sağlar ve öğrenen gözünde etkileşime anlam katar. Bir başka deyişle; ortam ne kadar gerçeğe yakın olursa, öğrenenin olayı zihninde canlandırması ve konu üzerinde düşünmeye başlaması o kadar kolay olur.

Meydan Okuma (Challenge):
Meydan okuma, iyi tasarlanmış bir etkileşim ortamı içerisinde öğrenene ne yapması gerektiğine dair uyarılar veren etkileşim bileşenidir. Öğrenenin cevap verdiği sorular, öğreneni düşünmeye zorlamanın en basit örneğidir. Etkileşim ortamında meydan okunan öğrenen, problemi çözmek için bildiklerini ve öğrendiklerini düşünmek ve yorumlamak zorunda kalır. Bu anlamda, “Devam etmek için ‘ileri’ butonuna tıklayın.” şeklindeki ifadeler öğreneni konu üzerinde düşünmek zorunda bırakmadığı için bir etkileşim uyarısı değildir.

Etkinlik (Activity):
Etkinlik, etkileşim ortamında meydan okunan öğrenen tarafından sergilenen fiziksel aktivitelerdir. Etkinlik tasarımında dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi, öğrenenin düşündüklerini kolaylıkla ifade edebilecekleri yapıya sahip olmalarıdır. e-Öğrenmede öğrenenin çözmesi gereken probleme karşı ne düşündüğünü ve ne karar verdiğini kolaylıkla ifade etmesine izin vermeyen, bunun yerine öğrenenin bilgisayar becerilerine ve yetkinliklerine endekslenmiş etkinlikler başarısız etkinliklerdir.

Geribildirim (Feedback):
Geribildirim, meydan okunan öğrenen tarafından gerçekleştirilen aktivitenin doğruluk derecesi hakkında öğrenene dönüt veren bileşendir. Öğrenene geribildirim verilmesindeki amaç, sergilediği fiziksel aktivitenin iyi ya da kötü sonuçları hakkında bilgi vermektir. Etkileşim ortamında verilen geribildirimlerde en fazla yapılan yanlışlardan birisi verilen cevapların doğruluk veya yanlışlıkları konusunda varılan yargıyı anında öğrenene bildirmektir. Bu şekilde bir yaklaşım öğrenenin, verdiği cevabın neden doğru ya da neden yanlış olduğu düşünmemesine neden olabileceği gibi öğrenme motivasyonunu da azaltabilmektedir.

Sonuç olarak, e-öğrenme ortamında etkileşimler online soru olmaktan çok daha fazlasını ifade etmektedirler. Öğrenmenin kalıcılığı öğrenenin öğrendiklerini ve bildiklerini uygulamasına bağlı olduğuna göre, e-öğrenme ortamlarında etkileşimler, inkâr edilemez öneme sahiptirler. Etkileşim tasarımında her bir bileşenin itina ile tasarlanması ve öğrenene katkılarının değerlendirilmesi gerekmektedir.


Kaynak: Online Kariyer Okulu ( www.onlinekariyerokulu.com )