20 Mart 2014 Perşembe

Karma Eğitim

Güçlü bir eğitim stratejisi olan karma eğitim yönteminin iyi tasarlandığı takdirde, öğrenim gereksinimlerini karşılamada, daha çok katılımcıya ulaşmada ve hatta performansı artırmada yarattığı olumlu etki artık kabul edilen bir gerçek.

Karma Eğitimin Önemi

Karma eğitim yöntemi, mevcut eğitim bütçeleri içinde daha çok sayıda eğitimi, daha fazla çalışana, farklı mekânlarda ulaştırabilme ihtiyacından doğdu. Karma öğrenmenin tanımı da, sınıf içi eğitim ve e-öğrenmenin birleştirilmesinden; senkron/asenkron öğrenim modelleri içeren daha karmaşık programlara dönüştü. İçerik ne olursa olsun, asıl amaç; kişinin verilen konuyu iyice anlayabilmesi, kendi kendine yeterli hale gelebilmesi, iş performansının yükselmesi ve buna bağlı olarak iş hedeflerinin desteklenmesidir.
Karma öğrenme, birçok farklı informal öğrenme süreçlerini de desteklemektedir. Bu “süreç destekleme” özelliği, bazı işletmelerin çok önem verdiği bir alan haline gelmiştir. Ayrıca bu yöntem ile eğitimin geleneksel rolü, çalışanların günlük koşuşturmaları arasında sadece kendilerine has ihtiyaç duydukları bilgiye ve eğitime istedikleri anda ulaşmalarına yardımcı olacak araçlar geliştirerek oldukça zenginleşti. Çalışanlara seçim yapabilme esnekliği kazandırması da ayrı bir tercih nedeni olarak sayılabilir.

Karma Eğitimi Tanımlamak

Karma eğitim, en az dört farklı metodun bir araya getirilmesi ya da harmanlanmasıyla tanımlanabilir:

- Teknoloji tabanlı öğrenmenin harmanlanması (e-öğrenme, sanal sınıf vb.)
- Pedagojik yaklaşımların birleştirilmesi (davranışsal, bilişsel ve oluşturmacı)
- Eğitim teknolojilerinin harmanlanması (yüz yüze, internet, vb.)
- Eğitim teknolojileri ile günlük iş aktivitelerinin birleştirilmesi

Araştırmalara göre iş yerindeki öğrenmenin yüzde 70’i informal olarak yani kitap, makale okuma, iş arkadaşlarını izleme, molalardaki sohbetler yoluyla gerçekleşiyor. Sadece yüzde 30 öğrenme sınıf içi eğitimler, seminerler ya da planlı kurslarla elde edilmekte. Buna rağmen birçok kurum hala gücünü ve bütçesini formal eğitim aktivitelerine harcamaya devam ediyor. Hatta yatırımların büyük kısmı zaman-performans kıstasında formal öğrenmeye yapılıyor. Özet olarak bütçenin büyük kısmı yukarıdaki oranın %30’luk kısmına yatırılıyor diyebiliriz.

Oysa öğrenmenin büyük bölümü informal alanlarda gerçekleştiğine göre, karma öğrenmenin de bu alana daha fazla odaklanması akıllıca olur. Günümüzde bazı firmalar informal, iş başında gerçekleşen eğitimi desteklemek amacı ile sınıf içi eğitimi; e-öğrenme, mentorluk desteği, simülasyonlar, online kaynaklar ve sanal araçlar ile başarılı şekilde bir araya getiriyorlar. Bunun sonucunda firmalar öğrenme kaynaklarını etkinleştirirken, çalışanlar da kendilerine en uygun öğrenme stilini, zamanını ve öğrenmek istedikleri bilgiyi seçebiliyorlar. Bu durum çalışanlara öğrenme ile ilgili hem esneklik kazandırıyor hem de performanslarında artış gözlemleniyor.

Karma eğitim, tasarım açısından karmaşık bir yapıya sahiptir. Yoğun çalışan yöneticiler için karma eğitim yöntemi 10 dakikalık paketler halinde verilebilecek birkaç eğitim seçeneği sunabilir. Örnek verecek olursak, karma bir ders paketi; bir kitaptan bir bölüm, derste anlatılan bir konu ve üç dakikalık bir videodan oluşabilir. Eğitim alan çalışanlardan bazıları video veya kısa bir simülasyon izlemeyi tercih ederken, bir diğeri bir bölüm okumayı veya tam bir eğitim almayı tercih edebilir. Burada anahtar faktör insanın kendisidir, yani ihtimaller neredeyse sonsuzdur.

Ayrıca, karma eğitiminizin bir parçası olarak ofis dışında çalışan gruplar için mobil öğrenme seçenekleri sağlamayı da düşünebilirsiniz.

Senkron ve Asenkron Eğitim Modelleri

E-öğrenmenin çok hızlı büyümesi, kurumsal ve akademik yapılara eğitim konusunda yeni içerikler kazandırdı. Katılımcı merkezli eğitim metotları, geleneksel sınıf içi eğitimler ile teknoloji temelli öğrenimi dengeli bir şekilde bir araya getirdi. Bu dengenin kurumlar için gözle görülür performans artışları sağlayacak bir potansiyel taşıdığı açık.

Günümüzde, geleneksel ve yeni metotları karıştırarak senkron ve asenkron araçlar kullanan çağdaş eğitim ve öğrenim modellerine sahip olmak artık mümkün. Şimdi, bu metotların neler olduğuna birlikte bakalım:

Senkron modelde (gerçek zamanlı), geleneksel eğitim yaklaşımı e-eğitimleri de kapsar. Bu modelde eğitmen (ya da mentor) ve katılımcı bir araya gelirler. Genellikle her iki grup da aynı mekânda birbirleriyle etkileşerek deneyim paylaşımında bulunurlar. Internet yoluyla yapılan senkron eğitimler ayrıca katılımcı için aynı anda farklı yerde olabilme seçeneğini de sunar. Geleneksel sınıf eğitimlerinden ve laboratuvarlardan sıkılmış ve farklılık arayan katılımcılar için bu bir tercih nedenidir. Bu eğitim metodu geleneksel sınıf, sanal sınıf, canlı ürün uygulaması (laboratuvar), etkileşimli sohbetler ve mentorluk (koçluk) gibi faktörleri içinde barındırır.

Asenkron (farklı zamanlar) ise eğitimcinin (ya da bilgisayar tabanlı eğitim yazılımının) ve katılımcının farklı zamanlarda uygun olabildiği ve katılımcının istediği bilgiyi, istediği zaman ve yerde alabildiği yöntemlerdir. Bu metot içinde dokümanlar ve web sayfaları, web tabanlı eğitimler, değerlendirmeler, testler, araştırmalar, simülasyonlar, laboratuvarlar ve canlı kaydedilmiş etkinlikler yer alır. .

Özetlersek, karma eğitimler öğrenme sürecini destekler, maliyet avantajı sağlar ve çalışanların hayatlarına kolayca entegre edilebilir. Ama tüm öğrenme ihtiyaçlarını karşılayabilecek “mükemmel karma” diye bir formül yoktur. Farklı metodolojilerle oluşturulan eğitim programları başarıyı garantilemez. En doğru karma eğitimler, firmanızın ve katılımcılarınızın yapısına ve öğrenme ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlanmış eğitimlerdir.

Kaynak: Online Kariyer Okulu ( www.onlinekariyerokulu.com )