30 Kasım 2012 Cuma

LEZİZ TARİFLER! Öğrenme ve E-öğrenme!

E-öğrenme içeriklerinin hedefe ulaşması için insanların doğal öğrenme süreçlerini destekleyen yöntemlerin kullanılması gerekir. Görsel ve işitsel araçların bir arada kullanıldığı e-öğrenme içerikleri daha etkin ve kalıcı bir öğrenme sağlar.
Öğrenme, bireyin davranışlarında, kendi yaşantısı yoluyla, kasıtlı olarak, istendik değişme meydana getirme sürecidir (Ertürk, 1994)

Tüm eğitim programlarında olduğu gibi, e-öğrenmede de en kritik konu, eğitimleri insanların öğrenme süreçlerine uygun yöntemler kullanarak tasarlamaktır. Başarılı ve etkin olan e-öğrenme içeriklerindeki ortak yön, insanların doğal öğrenme süreçlerini destekleyen öğretimsel yöntemler kullanılmasıdır. Bir diğer deyişle, başarılı e-öğrenme içerikleri, öğrenmenin gerçekleşmesi için gereken psikolojik ve pedagojik olayları harekete geçiren nitelikte olmalıdır.

E-öğrenmedeki “e”yi temsil eden ve eğitimlerin sunulması için bir araç niteliği taşıyan teknolojiler sürekli değişiyor ve gelişiyor. Bununla birlikte, işin öğrenme tarafı, yani bireylerin öğrenme sürecinin altında yatan nörolojik süreç, çok eskiye dayanıyor ve neredeyse değişmiyor. Bu açıdan bakıldığında, değişen teknolojinin akıllı kullanımı, etkin öğrenme açısından çok büyük önem taşıyor. Gerçekten de, teknolojiyi ele aldığımızda, herhangi bir içerikle bir bireyin nörolojik sisteminin işleyebileceğinin de ötesinde çok çeşitli algısal uyarıcılar göndermemiz mümkün. Ancak, sesli ve görsel (grafik ve metin) uyarıcıların insanların bilişsel kapasitelerini zorlaması durumunda, öğrenme sürecinin zarar göreceği ve en uç noktada hiç gerçekleşmeyebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

E-öğrenmede ses ve görsel kullanımı

İşittiğimi unuturum.
Gördüğümü anımsarım.
Yaptığımı öğrenirim.


Konfüçyüs’ün yüzyıllar önceki deyişiyle öğrenme üzerine yapılan araştırmalar özünde aynı sonuçta birleşir: Zaman sabit tutulmak üzere, insanlar okuduklarının yüzde 10’unu, işittiklerinin yüzde 20’sini, hem görüp hem de işittiklerinin yüzde 50’sini, söylediklerinin yüzde 70’ini ve yapıp söyledikleri bir şeyin ise yüzde 90’ını hatırlarlar. Bu bağlamda bakacak olursak, kişilerin kendi başlarına takip edecekleri şekilde tasarlanan e-öğrenme içerikleri için görsel ve işitsel araçların bir arada kullanıldığı, kullanıcının öğrendiklerini uygulayabileceği etkileşimler içeren e-öğrenme içeriklerinin, daha etkin ve kalıcı bir öğrenme sağlayacağını söyleyebiliriz.

E-öğrenmede görsel kullanmak:
  • Öğrenenin aldığı derse güdülenmesini sağlar (motivasyon).
  • Öğrenenin ders boyunca dikkatini aynı düzeyde tutmasını sağlar (konsantrasyon).
  • Eğitimdeki kavramsal bilgilerin somutlaştırılmasını sağlar (gösterim).
  • Karmaşık (kompleks) kavramların basitleştirilmesini sağlar.
  • Kişinin gerçek hayatta karşısına çıkabilecek şekilde benzetmeler sunabilmeyi sağlar (simulasyon).
  • Bilgiyi ilişkilendirerek, bilginin düzenlenmesini, alınmasını ve hatırlanmasını kolaylaştırır.
  • Amacına uygun etkileşim için bir araç oluşturur.

E-öğrenme içerisinde görsellerin doğru kullanımı ne kadar etkili sonuçlar doğuruyorsa, amacı dışında kullanımı da bir o kadar tehlikelidir. Yazıda görsel kullanırken dikkat edilmesi gereken ana temaları: uygunluk, doğruluk, sadelik ve görsel tasarım ilkelerine uygunluk başlıkları altında inceliyoruz.

1. Uygunluk: 
Bir eğitim içerisinde kullanılacak bir görselin eğitim hedefiyle örtüşen bir amacının olması gerekir. Amaçsızca kullanılan bir görsel, dikkatin dağılmasına, derse yoğunlaşamamaya ve eğitimden kopmaya neden olabilir. Zaman zaman, konuyla kavramsal olarak ilgili görünen görsel öğelerin kullanılması bile öğrenmeyi zorlaştırabilir. Bu konuyu incelemek için Richard Mayer ve arkadaşları, yıldırımların nasıl oluştuğunu anlatan iki eğitim üzerinden (aynı eğitimin kısa ve uzatılmış versiyonları) bir deney yaptı. Kısa versiyonda, kolay anlaşılır, basit metinlerle doğrudan yıldırımın oluşma süreci görsel öğelerle adım adım anlatılıyor. Eğitimin uzun versiyonunda ise, ilk eğitim aynen korunarak, konuyu pekiştirme amacıyla bir bölüm daha eklendi. Bu bölümde de ilgi çekici fotoğraf ve resimler eşliğinde yıldırımlarla ilgili ilginç hikayeler anlatılıyor. Örneğin, bu ek bölüme, yıldırımların uçakları nasıl etkilediğini anlatan hikayeler ve fotoğraflar ekleniyor. Araştırmanın sonucuna göre, ek bölümün olmadığı kısa versiyonda, öğrenme düzeyinin daha yüksek olduğu gözleniyor. Basit versiyonu alan kullanıcılar, eğitimden sonra verilen testte, uzun versiyonu alan kullanıcılara göre yüzde 105 oranında daha iyi sonuçlar elde etti (Clark, 2009).Kısacası, konuyla doğrudan ilişkili ve gerçekten de eğitimle pekiştirilmek istenen temel konunun, fikrin ya da sürecin daha iyi anlaşılmasını sağlayacak nitelikteki görsel öğelerin kullanılmasının, e-öğrenme için kritik bir konu olduğunu söyleyebiliriz.

2. Doğruluk: 
Amaca yönelik görsel kullanımının yanı sıra, dikkat etmemiz gereken bir diğer önemli nokta da kullandığımız görsel öğelerin doğru mesajı vermesidir. Kullanılan görsel öğe, verilmek isteneni tam olarak karşılamalıdır. Aksi halde kalıcı olabilecek bir yanlış anlamayı öğretmiş olabiliriz. Örneğin bir bilgisayar donanımı dersinde anlatılan işlemciler konusu sırasında Şekil–1’deki görseli kullanırsak, öğrencinin ana kartı, üzerindeki bütün parçalarla birlikte “işlemci” olarak kodlamasına neden olabiliriz. Doğru kullanım ise Şekil–2 ya da Şekil–3’teki gibidir.
Şekil 1
Şekil 2
Şekil 3


3. Sadelik: 
E-öğrenme materyali sade olmalıdır. Gereğinden fazla sayıda görsel öğenin bir arada kullanımı, bir bilgi bombardımanına dönüşebilir ve bu da öğrenmeyi zorlaştırabilir. Bir hedef için kullanılmış, ancak farklı kavramları anlatan birden fazla görsel öğe ya da animasyonun bir arada sunulması, kapasitesi sınırlı olan kısa süreli bellekte bir bilgi karmaşasına dönüşüp eksik ya da anlamsız bilgiler olarak algılanabilir.

4. Görsel tasarım ilkelerine uygunluk: 
Kullanılan görselin temel grafik tasarım ilkelerine uygun olması gerekir. Hizalama, denge, karşıtlık, vurgulama, hareket, oran, yakınlık, tekrarlama, ritm ve birlik olguları kullanılarak ekran bileşenlerinde görsel bir tutarlılık sağlanmalıdır.

Referanslar

28 Kasım 2012 Çarşamba

LEZİZ TARİFLER! E-öğrenmede Ölçme ve Değerlendirme: Kirkpatrick Modeli ve Yatırım Getirisi Yaklaşımı

Literatürde en çok bilinen ve en sık değinilen eğitim değerlendirme modellerinden biri olan Kirkpatrick’in 4 seviyeli değerlendirme modelini ele alıyoruz. Enocta olarak birlikte çalıştığımız kurumlara bu alanda da danışmanlık hizmeti veriyoruz.
Kurumsal öğrenmede değerlendirme konusunu ele alarak, değerlendirme konusuna bir e-öğrenme gözlüğüyle bakıyoruz. Kirkpatrick’in 4 seviyeli değerlendirme modeline ve Philip’in yatırım getirisi yaklaşımına değineceğimiz yazıda, bilim adamlarının ortaya koydukları sonuçların yanı sıra Enocta’nın sunduğu çözümlere ilişkin açıklamalar da bulabileceksiniz.

Her e-öğrenme farklı değerlendirme yaklaşımını gerektirir
Söz konusu olan eğitimin başarısının ve gerçek hayat problemlerini çözmeye katkısının değerlendirilmesi olduğunda, pek çok farklı bakış açısıyla karşı karşıya gelmek mümkün. Kurumsal bir e- öğrenme projesini ele alalım. Böyle bir projede, çalışanları için e-öğrenme modelini seçen kurum, eğitimi tasarlayan ve üretimini gerçekleştiren ekiple eğitimi alanlar, birbiriyle kesişen ancak farklı bakış açılarıyla eğitimi değerlendirmek isteyebilirler. Kurum, eğitimin performansa yansımasıyla ilgilenirken; eğitimi alanlar, eğitim süresindeki motivasyonlarının düzeyiyle ilgileniyor olabilirler. Biraz düşününce, burada saydıklarımızın dışında, başka bakış açılarının da var olduğunu görebiliriz. E- öğrenmede ölçme ve değerlendirme, bu karmaşık yapısı nedeniyle dinamik, yerinde duramayan bir araştırma alanı olarak literatürde kendine yer buluyor. Farklı e-öğrenme deneyimlerini değerlendirmeye yönelik tek ve kesin bir çözüm bulunmuyor. Her e-öğrenme deneyimi kendine has bir ölçme ve değerlendirme yaklaşımını gerektiriyor.

Değerlendirme Modelleri
Farklı bakış açıları ve farklı yaklaşımlar nedeniyle, e-öğrenme literatürü, değerlendirme sorununu çözmeye yönelik olarak farklı modeller öneriyor. Çok sayıda modelden birkaçı aşağıdaki tabloda listeleniyor.



Hangi model en doğrusu?
Aslında hiçbir modeli ya da yaklaşımı tek başına “en doğru” olarak nitelendirmek doğru değil. Her yaklaşım, mevcut probleme kendi bağlamında, farklı yollardan çözüm yolları sunuyor. Bu çözüm yolları hakkında bilgi sahibi olmak, hangi modelin sizin probleminize uygun olduğu konusunda bir karara varmak ve daha sonra uygulamak gerekiyor. Uygulayacağınız değerlendirme yaklaşımı sizin projenize özgü, size özel yepyeni bir deneyim olarak ortaya çıkıyor.

Kirkpatrick- 4 seviyeli değerlendirme modeli
Literatürde yer alan farklı çözümlerin hepsini bir solukta ele almak mümkün değil. Çok sayıda model arasında en bilinenlerden biri, Kirkpatrick’in 4 seviyeli değerlendirme modeli. Bu model sadece e-öğrenmeye yönelik olarak değil, “training” olarak adlandırılan her türlü hizmet içi eğitimin değerlendirilmesi için de kullanılabilen bir model. Değerlendirmeyi 4 farklı seviyede ele alan model; 1. seviyede eğitimi alan kişinin tepkisini,2. seviyede öğrenmeyi, üçüncü seviyede davranış değişikliğini ve 4. seviyede ise eğitimin çevreye yansıyan sonuçlarını dikkate alıyor.


Kirkpatrick modeline göre farklı seviyelerde değerlendirme

Seviye 1 - Eğitimi alan kişinin tepkisinin ölçümü yoluyla değerlendirme (Reaction):
Bu seviyede yapılan değerlendirme, kişinin öğrenme deneyimine ilişkin duygularını, düşüncelerini ve kişisel tepkilerini dikkate alır. Aşağıdaki soruların yanıtlarını almaya yönelik bir değerlendirme çabasıdır:
  • Kişi, aldığı eğitimi beğenmiş mi, eğitimden hoşlanmış mı?
  • Kişi, eğitimi uygun, yerinde bulmuş mu?
  • Kişi, öğretim etkinliğine harcadığı zamanın boşa geçip geçmediği konusunda ne düşünüyor?
  • Kişinin eğitime katılım seviyesi ne düzeyde?
  • Kişinin eğitimin zorluğu/kolaylığına ilişkin görüşleri nasıl?
  • Kişi aldığı eğitimden memnun kalmış mı?
  • Kişinin eğitimi tamamlamak için harcadığı çabaya ilişkin görüşleri neler?
  • Kişinin eğitimde elde ettiklerini pratik olarak kullanılabileceğine yönelik görüşleri neler?
Eğitim etkinliğinin değerlendirilmesinde birinci seviye değerlendirme yapabilmek için kullanılabilecek yöntem ve araçlar ise şöyle listelenebilir:
  • Katılımcılardan öznel bilgi toplamaya yönelik kişisel geri bildirim/değerlendirme formları oluşturmak,
  • Katılımcıların eğitime ilişkin sözlü yorumlarını dinlemek, not etmek ve değerlendirmek,
  • Eğitim sonunda değerlendirme anketleri uygulamak,
  • Katılımcıların işlerine döndüklerinde yöneticilerine sunacakları değerlendirme raporlarını dikkate almak.
Birinci seviye değerlendirme, eğitim sonunda hemen uygulanabilir olduğundan, kısa anketler uygulamak yoluyla katılımcılardan kolayca geri bildirim elde edilebilir. Geri bildirimin alınması ve analiz maliyeti düşüktür. Eğitimi alanların, aynı eğitimi alabilecek kişilere eğitimi önerip önermeyeceklerini öngörmek açısından, almış oldukları eğitimden hoşnut olup olmadıklarını belirlemek önemlidir. Bununla birlikte, bu seviyedeki değerlendirmede toplanacak bilginin öznel olduğu unutulmamalıdır.

Enocta yaklaşımı 

Enocta olarak, 1. seviye değerlendirmeye yönelik, farklı konulara ilişkin katılımcı memnuniyetini ölçen bir “Eğitim Değerlendirme Formu” sunuyoruz. Bu formlar aracılığıyla , eğitimin genel içeriği, kapsamı, eğitimin sunuluş şekli, eğitim ara yüzleri, eğitimde sunulan etkileşimlere yönelik kullanıcı memnuniyet düzeyi ölçülüyor. Anketler yoluyla ölçülen memnuniyet düzeyi, farklı açılardan analiz ediliyor ve raporlanıyor. Bu raporlar, bir yandan enocta gelişim ekibine eğitimin kalitesinin arttırılmasına yönelik katkı sağlarken, diğer yandan da kurumlara, eğitimi alan çalışanlarının görüşleriyle ilgili değerlendirme yapma olanağı sağlıyor.

Seviye 2- Öğrenmenin ölçümü yoluyla değerlendirme (Learning)
Bu seviyede yapılan değerlendirme, eğitim öncesine kıyasla, eğitimi alan kişide meydana gelen bilgi ya da kapasite artışını dikkate alır. Değerlendirme sonunda aşağıdaki soruların yanıtları alınmaya çalışılıyor:
  • Kişiler eğitimde hedeflenenlere ulaşabildiler mi?
  • Kişiler eğitimle hedeflenen öğrenme deneyimlerini yaşadılar mı?
  • Kişiler eğitimle amaçlanan alanda ya da istenen yönde olumlu gelişme ve değişme gösterdiler mi? Gösterdiler ise, hangi oranda?
Eğitim etkinliği için ikinci seviye değerlendirme yapabilmek amacıyla kullanılabilecek yöntem ve araçlar ise şöyle listelenebilir:
  • Eğitimin öncesinde ve sonrasında test uygulaması yapmak (Ön test/Son test)
  • Eğitimin öncesinde ve sonrasında gözlem ve görüşmeler yapmak (Çok zaman alıcı olduğu göz önünde bulundurulmalıdır)
  • Şartlara göre, grup bazında değerlendirme ve analiz yapmak
İkinci seviye değerlendirmede kullanılacak ölçme metotlarının, eğitimin hedefleri ve amaçlarıyla yakından ilişkili olduğu unutulmamalıdır. İster kağıt üzerinde olsun, ister elektronik ortamda olsun, güvenilir değerlendirme sonuçlarına ulaşabilmek için, eğitime uygun, geçerli ve güvenilir ölçme araçlarının kullanılması ve puanlama konusunda titiz davranılması gerekir. Bu tür bir değerlendirmenin, birinci seviye değerlendirme metotlarına kıyasla daha fazla yatırım ve ön çalışma gerektirdiği göz önünde bulundurulmalıdır.
İkinci seviye değerlendirme, özellikle ölçülebilen teknik becerilerin kazandırılmasına yönelik eğitimlere uygundur. Daha üst seviye öğrenme hedeflerinde, örneğin davranış değişikliğini hedef alan eğitimlerde uygulanması güçtür. Özellikle, eğitim programı başlangıçta sistemli bir şekilde tasarlanamamışsa, ölçme ve analize harcanacak emeğin artması sebebiyle, eğitimin maliyetinin yükselmesine neden olabileceği unutulmamalıdır.

Enocta yaklaşımı
Enocta olarak 2. seviye değerlendirmeye yönelik altyapılarımız hazır. Akıllı içerik olarak adlandırdığımız, ön test ve son test uygulamaları içeren, konu içindeki etkileşim, soru ve uygulamalarla başarı puanı kazanmaya imkan tanıyan ve bunu ciddi bir öğretim tasarımıyla destekleyen içerikler üretiyoruz. Bu sayede, eğitimi alan bireyin eğitim hedeflerine yönelik gösterdiği çabayı raporlayabiliyoruz. Bu kapsamda, konu uzmanlarıyla birlikte hazırlanan, eğitim hedefleriyle birebir ilişkilendirilen ön test ve son test uygulamalarıyla öğrenmede meydana gelen değişimi ölçebiliyoruz. Enocta Eğitim Platformu’nun sunduğu özellikler sayesinde, eğitim içeriğinden ayrı olarak, eğitimin soru bankasından seçilen sorularla oluşturulan sınavlar aracılığıyla, istenilen zamanda, istenilen hedeflerin gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmeye olanak tanıyan yöntemler sunuyoruz. Bu değerlendirme sonuçları, eğitime özgü şartlara ve tercihlere bağlı olarak, Enocta ekibine, kurumlara ve bireylere geri bildirim olarak sunuluyor. Aynı zamanda kurumsal eğitim analizinde kullanılabilecek ciddi bir veri sağlıyor.

Seviye 3- Davranış değişikliği ölçümü yoluyla değerlendirme (Behaviour)
Davranış değişikliği yoluyla değerlendirmede, kişilerin öğrenme sonunda kazandıklarıyla oluşan davranış değişikliği dikkate alınır. Eğitimi alan kişiler, birinci seviye değerlendirmede pozitif tepkiler vermiş olabilirler. İkinci seviye değerlendirmede de öğrenmenin meydana geldiğine yönelik sonuçlar çıkmış olabilir. Ancak, eğitim sonunda meydana gelen değişimin davranışa dönüşüp dönüşmediği; yani öğrenmenin gerçek yaşama transfer edilip edilmediği, üçüncü seviye değerlendirme ile ortaya çıkarılabilir. Davranış değişikliği hemen olabileceği gibi, eğitimden aylar sonra da meydana gelebilir. Üçüncü seviye değerlendirme aşağıdaki soruların yanıtlarını arar:
  • Kişiler eğitimde öğrendiklerini işyerlerinde uygulayabiliyorlar mı?
  • İlgili bilgi ve beceriler uygulamaya konulmuş mu?
  • Kişilerin işyerlerindeki rollerini etkileyen, ölçülebilir ve gözlemlenebilir seviyede bir performans değişikliği var mı?
  • Kazanılan bilgi ve davranış değişikliği sürdürülebilir özellik taşıyor mu?
  • Kişi eğitim sonunda kazandıklarını bir başkasına aktarabiliyor mu?
  • Kişi, oluşan davranış, bilgi ve beceri değişikliğinin farkında mı?
Eğitim etkinliğini üçüncü seviyede değerlendirebilmek için, aşağıdaki yöntemler kullanılır:
  • Eğitim sonucu oluşan değişimi, değişimin eğitimle olan ilişkisini ve değişimin sürdürülebilirliğini değerlendirmek için sürece yayılan gözlem ve görüşmeler yapılabilir.
  • Rastgele zamanlarda ölçümlemeler yapmak güvenilir değildir. Çünkü kişilerde davranış değişimi farklı yollardan ve farklı sürelerde gerçekleşir.
  • Ölçme araçları ustaca hazırlanmış ve sürekli olmalıdır. Ölçme sonucu elde edilen veriler, daha sonra uygun bir analiz aracıyla incelenmelidir.
  • Ölçümler, geçerlilik ve güvenirliği sağlayabilmek açısından, gözlemi ya da görüşmeyi yapan bireyin öznel etkilerini minimize edecek şekilde tasarlanmalıdır.
  • Davranış değişikliğinin belirlenmesinde, performans kriterleri belirlemek ve bunlara uygun senaryolar hazırlamak uygun bir yöntemdir.
  • Online ölçümleme tekniklerini üçüncü seviye değerlendirmede kullanmak güçtür. Ancak, online ölçme yöntemlerini mevcut yönetim prosedürlerine entegre etmek uygun olabilir.
  • Titizlikle belirlenen ölçü ve kriterler kullanıldığı takdirde, kişinin kendi kendini değerlendirdiği (self-assesment) metotlar kullanılabilir.
Üçüncü seviye, yani davranış değişikliğinin ölçülmesine yönelik değerlendirme, birinci ve ikinci seviye değerlendirmeye göre çok daha zordur. Bu tür değerlendirmede kısa, basit ve hızlı yanıtlar yetersizdir. Bunun yanı sıra, üçüncü seviye değerlendirmede yöneticilerin etkileri ve gözlemcilerin yetenekleri gibi etkileri ortadan kaldırmak ayrı bir çaba gerektirir ve çoğunlukla da tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Çalışmanın başında düzgün şekilde tasarlanmış bir sistem olmaksızın, incelikli ve sürekli bir değerlendirmenin yürütülmesi ve analiz edilmesi neredeyse imkânsızdır.
Davranış değişiminin ölçülmesi, ancak yöneticilerden eğitimi alan kişilere kadar, herkesin sürece dahil edilmesiyle mümkün olabilir. Bu nedenle, en başından itibaren bu kişilerin rollerini ve katkılarını belirlemek yararlı olur.

Enocta yaklaşımı
3. seviye değerlendirme, davranış değişikliğinin ölçülmesine yönelik bir çaba gerektirdiği için, bu noktada hazır, tek tip bir değerlendirme çözümü sunmak mümkün değil. Buna ek olarak, 3. seviye değerlendirme, yapısı gereği, kurumların isteğini ve kararlılığını gerekli kılıyor. Enocta olarak sunduğumuz farklı altyapı çözümleri, kuruma özel değerlendirme yaklaşımları ve alanında uzman e-öğrenme profesyonelleriyle isteyen kurumlara danışmanlık hizmeti sunabiliyoruz. Bu sayede, kurumsal eğitim faaliyetlerinin çıktılarının daha geniş bir perspektifte değerlendirilmesi için gerekli desteği sağlayabiliyoruz.

Seviye 4- Çevreye yansıyan sonuçların ölçümü yoluyla değerlendirme (Results)
Sonuçların değerlendirilmesi, eğitimi alan çalışanların performansının işe ya da çevrelerine yansıttıklarının ölçümü yoluyla yapılan değerlendirmedir. Organizasyon içerisindeki performans göstergelerinin yüzdelere ve değerlere dökülmesiyle ölçüm gerçekleştirilir. Örneğin; müşterilerden geri dönen şikâyet sayıları, kurumda çalışan personelin işe-giriş çıkış oranı, yıpranma, hata geri dönüşleri, kalite göstergeleri, standartlara uygunluk, büyüme, sektörde tutunma gibi.
Aslına bakılırsa, 4. seviye değerlendirmeye yönelik pek çok değişken (örneğin: müşteri memnuniyeti oranları, hata geri dönüş sayıları ya da satış artışı göstergeleri gibi…) şirket içi yönetim fonksiyonları dahilinde raporlanıyor olabilir. Burada zor olan, raporlanan bu değişkenlerde meydana gelen değişime, eğitimi alan çalışanlar tarafından çevreye yansıtılan sonuçların etkisini belirlemektir. Örneğin, müşteri memnuniyetine ilişkin şirket göstergelerinde meydana gelen artışın doğrudan eğitim sonucu oluştuğunu söylemek mümkün olmayabilir. Müşteri memnuniyetine etkisi olabilecek diğer değişkenlerin de göz önüne alınması gerekir.
Çevreye yansıyan sonuçların ölçümü yoluyla değerlendirme yapılmak isteniyorsa, eğitimin en başında, eğitimi alacak kişilerin konuya ilişkin ilgi ve sorumluluklarını belirlemek gerekir. Yani eğitimi alacak kişilerin hangi konularda ölçümleme yapılacağını bilmeleri sağlanır.

Enocta yaklaşımı
Sonuç değerlendirme, özellikle kurumsal eğitim alanında, örneklerine pek sık rastladığımız bir değerlendirme türü değildir. Bu seviyede değerlendirmenin, bireylerden ziyade bir kurumun bütününü içine alacağı düşünülürse, bu durumun nedeni kolayca anlaşılabilir. Sonuç değerlendirme uygulamasının başarıyla gerçekleşmesi için, kurumsal kültür anlayışı, yönetimsel destek ve planlamanın yanı sıra ek bir maliyet ve emek de gerekir. Örneğin: kurum içi rollerin değişmesi gibi yönetimden kaynaklanan etkiler nedeniyle, eğitimin çevreye yansıyan sonuçlarının ölçülmesinde sıkıntılar yaşanması muhtemeldir. Ayrıca bu seviyede, iş performansını etkileyen dış faktörlerin varlığı, elde edilen sonuçların kesinliğini etkiler. Enocta olarak, 3. seviye değerlendirme için olduğu gibi, 4. seviye değerlendirme için de, sunduğumuz farklı altyapı çözümleri ve kuruma özel değerlendirme yaklaşımlarıyla danışmanlık hizmetleri verebiliyoruz.

Seviye 5- Yatırım getirisi (ROI-Return of Investment)
Yatırım getirisi seviyesi, Kirkpatrick’in 4 seviyeli eğitim değerlendirme modeline bir ekleme olarak, daha sonra Philip (1996) tarafından ortaya konmuştur. 5. seviye değerlendirmede, 4. seviye değerlendirme sonucu elde edilen veriler finansal veriye dönüştürülür ve eğitim için yapılan harcamayla orantılanarak, yapılan yatırımın ne oranda getiriye dönüştüğü hesaplanır.




Enocta yaklaşımı
Burada sözünü ettiğimiz yatırım getirisi modeli, kurumsal eğitimi değerlendirmede kullanılan pek çok farklı yatırım getirisi yaklaşımından sadece biridir. Literatürü incelediğimizde, kurumların yatırım getirisi hesaplamalarında farklı yaklaşımlar benimsediklerini görüyoruz. Farklı kurumların farklı yatırım getirisi modelleri benimsemeleri, kurumlar ve eğitimlerdeki farklılıklar gözetildiğinde oldukça anlamlı görünüyor. Burada altı çizilmesi gereken, yalnızca klasik eğitimle e-öğrenmeyi konsept bazında karşılaştıran yatırım getirisi modellerinin yanı sıra, eğitimin diğer özelliklerini de dikkate alan yatırım getirisi modellerinin bulunduğunun farkına varmak. Enocta olarak, kurumlara yatırım getirisine ilişkin ne gibi faydalar sağlayabilecekleri konusunda danışmanlık sağlıyoruz.

Özet 
Bu yazıda, literatürde en çok bilinen ve en sık değinilen eğitim değerlendirme modellerinden biri olan Kirkpatrick’in 4 seviyeli değerlendirme modelini ele aldık ve Philip’in bu modele yatırım getirisi yaklaşımını da dâhil ederek yaptığı katkıya değindik.
Özellikle kurumsal öğrenme alanında, hem kurumlar hem eğitimi üretenler hem de eğitimi alan kişiler açısından değerlendirmenin bir ihtiyaç olduğu yadsınamaz bir gerçek. Ancak değerlendirme alanının özünden kaynaklanan zorluklar, ticari yaşam şartlarından kaynaklanan engeller ve çeşitli finansal faktörler, kurumsal öğrenmede değerlendirmeyi hem araştırma hem de uygulama açısından geri plana itiyor. Biz Enocta olarak, kurumsal e-öğrenme çalışmalarımız için, araştırma/geliştirme faaliyetlerini temel alan, planlanmış ve iyi koordine edilmiş eğitim değerlendirme çalışmaları açığının farkındayız. Eğitimlerimizin kalitesini bir seviye daha yukarı taşıyacak bu alanda da çalışmalarımızı sürdürüyor ve birlikte çalıştığımız kurumlara ihtiyaç duydukları anda bu alanda da danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Kurumların, eğitim işini profesyonellikle yürüten bir ekiple çalışmanın yarattığı katma değeri kendilerine katmanın farkını hissedeceklerine inanıyoruz.

Kaynakça 
  1. http://www.businessballs.com/kirkpatricklearningevaluationmodel.htm
  2. http://bozarthzone.blogspot.com/2009/01/alternatives-to-kirkpatrick.html
  3. Michalski, G. V., & Cousins, J. B. (2001). Multiple Perspectives on Training Evaluation: Probing Stakeholder Perceptions in a Global... American Journal of Evaluation, 22(1), 37. doi: Article. .
  4. Newton, R. & Doonga, N. (2007). Corporate e-learning: Justification for implementation and evaluation of benefits. A study examining the views of training managers and training providers . Education for Informationmerican, 25(1), 11-130.
  5. PhD, V. R., & PhD, B. D. Z. (2008). Evaluation in Distance Education and E-Learning: The Unfolding Model (1st ed.). The Guilford Press.
  6. Piskurich, G. M. (2000). Rapid Instructional Design : Learning ID Fast and Right. Pfeiffer.
  7. Stroher, J. (2002). An Assessment of the Effectiveness of e-learning in Corporate Training Programs. International Review of Research in Open and Distance Learning, 3 (1).

23 Kasım 2012 Cuma

E-Öğrenme Projelerinin Tanıtımı ve Tutundurulması

Kurum bünyesinde e-öğrenme projelerinin hayata geçmesi emek, zaman ve sabır isteyen bir çalışmadır. Yürümekte olan eğitim sisteminin etkinliğini artıracak ve önemli eğitim ve gelişim ihtiyaçlarını karşılayacak bu projeler, beraberlerinde önemli bir iletişim ve değişim yönetimi çalışması yapılmasını gerektirmektedir.
Dünya genelinde yapılan araştırmalar, değişim ve iletişim yönetimi yeterince yapılmayan e-öğrenme projelerinin kullanım oranlarının %10’lar civarında kaldığını göstermektedir. Yine aynı çalışmalar, yaşayan bir e-öğrenme sisteminin, eğitim ve gelişim sistemi ile entegre sunulan projelerin, başarılı iletişim ve değişim yönetimi çalışmaları ile %70’lerin üzerinde kullanım oranlarına ulaştığını göstermektedir. Kullanım oranlarının %60-70’ler aralığında olması, ihtiyacı kadar e-öğrenmeyi kullanan kurum ve kullanıcılar için başarılı ve yeterli oranlar olduğu akılda tutulmalıdır.

Elbette e-öğrenme projelerinde, kullanım oranları tek başına yeterli ve doğru bir performans kriteri değildir. Hatta bazı gelişim ihtiyaçları açısından bakıldığında, pek de dikkate alınmaması gereken verilerdir. Yine de ölçülebilen bir veri olarak projelerde kullanılmaya devam edecektir.

Peki, e-öğrenme projelerimizin çalışanlarımız tarafından tanınması, sahiplenilmesi ve kullanılması için ne gibi çalışmalar yürütmeliyiz? Aşağıdaki satırlarda bir e-öğrenme projesinde kullanımı artırma ile ilgili öneriler listelenmiştir;

Projeye Başlanırken:
İletişim ve tanıtım çalışmalarının ilk adımı, projenin çalışanlara duyurulduğu lansman sürecinde atılmalıdır. Proje başlangıcında önerilen aksiyonlar şunlardır;
  • Proje konseptinin belirlenmesi ve bu konsepte uygun mesajların ve iletişim çalışanlara sunulması önerilmektedir. Mesajların yönetim tarafından iletilmesi, projenin sahiplenilmesini kolaylaştıracaktır.
  • Lansman amaçlı görsel materyallerin hazırlanması önerilen bir diğer aksiyondur. Bu kapsamda;
    • Proje lansmanından 1 -2 hafta önce posterlerin uygun lokasyonlara asılması,
    • 1 hafta öncesinden başlayarak 1-2 gün arayla meraklandırıcı animasyonların gönderilmesi ve bu yolla kurum içinde bir merak oluşturulması,
    • Eğer mümkünse bölüm yöneticileri (bayi/acentaların da yer aldığı) ve tüm üst düzey yöneticilerinin katılacağı proje tanıtım toplantısının organize edilmesi,
    • Projenin amacı, hedefi, sağlayacakları ve kullanım esaslarını içeren lansman duyurusunun gönderilmesi ve
    • Lansman duyurusuyla birlikte üst yönetim lansman yazısının paylaşılması önerilen bir dizi aktivitelerdendir.
Lansman Sonrası:
Projenin duyurulması ile iletişim çalışmaları tamamlanmadığını, aksine yeni başladığını akılda tutmamız gerekmektedir. Lansman ardından, düzenli ve sürekli iletişim projenin başarısı için son derece önemlidir. Proje lansmanı ardından önerilen aksiyonlar şunlardır;
  • Projenin ilk ayının sonunda, gelişimleri için en fazla ilgi gösteren çalışanların, birimlerin veya grup şirketlerinin intranet sayfalarında veya iç iletişim araçları kullanılarak duyurulması, ilgili kullanıcıların ödüllendirilmesi projeye olan ilgiyi artıracaktır.
  • Her 3’er aylık dönemlerde raporlamalar yapılarak en iyi kullanan 20 kullanıcıya ödüller verilmesi önerilen bir diğer aksiyondur. Söz konusu ödüller,
    • Yeni bir sınıf eğitimine davet,
    • Tamamlayıcı faaliyetlerin düzenlenmesi (kurs, seminer, şirket içi birlikte çalışma faaliyetleri vs.),
    • Ufak hediyelerin verilmesi veya
    • Kitap vb. ek gelişim materyallerinin sunulması şeklinde olabilir.
  • 6 aylık dönemlerde kullanıcı anketleri düzenleyerek çalışanların geri bildirimde bulunmasını sağlamak ve sistemin yenilenmesine katkıda bulunmak, çalışanların projedeki rollerini görmelerini ve projeyi daha çok sahiplenmelerini sağlayacaktır.
  • Eğitim faaliyetleri ile ilgili periyodik bir e-derginin çıkarılması ile iletişim sürekli hale gelecektir. Bu e-dergide;
    • Yeni eğitimlerin duyurulması,
    • Anket sonuçlarının yayınlanması,
    • Faydalı önerilerin paylaşılması ve
    • En iyi kullanan kullanıcıların duyurulması ilgi çekecektir.
  • Eğitim yılı içerisinde, belli dönemlerde veya sürekli olarak ayın eğitimi duyurularının yapılması, eğitime olan ilgiyi artıracaktır. Sistemdeki eğitimlerin takvime bağlanarak her ay 1 adet ayın eğitimi duyurusunun yapılması önerilen aksiyonlardan bir tanesidir.
  • Altı aylık dönemlerde e-öğrenme günlerinin düzenlenmesi ve bu yolla, sürekli öğrenme konusunun ve bireysel gelişim fırsatlarının öneminin altının çizilmesi önerilmektedir.
  • Proje yıl dönümlerinde özel aktiviteler yapılması ve yeni eğitimlerle sistemin relansmanının yapılması önerilen bir diğer aktivitedir.

8 Kasım 2012 Perşembe

LEZİZ TARİFLER!

“Doğru E-öğrenme Şirketini Seçmek!” yazı dizisinin üçüncü bölümünde Enocta’yı tanıyalım!
Birlikte çalışacağınız şirketi seçerken dikkat etmeniz gereken noktalara ve dünyadaki e-öğrenme şirketlerinin genel yaklaşımına değindiğimiz yazı dizimizin son bölümünde, sizi Enocta’ya daha yakından bakmaya davet ediyoruz!
“Doğru” E-öğrenme şirketini seçmek yazı dizimizin ilk bölümünde, “E-Öğrenme Şirketi Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken En Önemli 10 Kriter”e odaklanarak, bu kriterlerin kurumsal e-öğrenmenin başarılı olmasını nasıl etkilediğine değindik. İkinci bölümünde ise, Brandon Hall’un, uluslararası alanda öncü sayılan e-öğrenme şirketleri için yaptığı araştırma ve analiz sonuçlarını sizlerle paylaştık.
Yazı dizimizin bu bölümünde ise Enocta olarak sektördeki yerimizi ve özelliklerimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Kurumsal Müşteri Profilimiz
Türkiye’de e-öğrenme hizmeti veren lider şirket olarak, katalog eğitimlerimizin yanı sıra pek çok farklı sektörden kurumsal müşterilerimize, kuruma özel e-öğrenme içerikleri hazırlıyoruz. Müşterilerimizin sektörel dağılımını kısaca aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:
  • Banka ve Finans
  • Sigorta ve Emeklilik
  • Telekomünikasyon ve Bilişim Teknolojileri
  • Kamu Kurumları
  • Üniversiteler
  • İlaç ve Sağlık
  • Gıda
  • Otomotiv
  • Üretim / Perakende
E-öğrenme Yaklaşımımız
Enocta kurulduğu günden bugüne kadar 150’den fazla kurumla çalıştı ve yaklaşık 650 bin kişiye uzaktan eğitim hizmeti verdi. Hala da hizmet vermeye devam ediyor. E-öğrenme alanında bu kadar çok kişiye ve kuruma hizmet veren bir firma olarak, kaliteli ve ihtiyaca uygun e-öğrenme içerikleri üretmenin yolunun pek çok konuda özenli davranmaktan geçtiğine inanıyoruz. Bu nedenle, şu konulara özellikle dikkat ediyoruz:
  • Müşterilerimizin beklentilerini gerçekten dinlemek, ·Eğitim ihtiyacını müşterilerimizle birlikte analiz etmek,
  • Müşterilerimizi sürece dahil etmek,
  • Öğrenme içeriklerinin oluşturulmasında alanında uzman bir ekiple çalışmak,
  • Eğitimlerde revizyon (değişiklik) yapma konusunda esnek davranmak,
  • Yaratıcı, kaliteli ve kullanıcı dostu görsel tasarımlar ortaya çıkarmak,
  • Kalıpların dışında öğretim tasarım teknikleri uygulamak (bir kavram/düşünceyi, somut, öğretici bir uygulamaya dönüştürmek),
  • Her türlü süreçte “Profesyonel” davranmak,
  • Teknik bilgi ve deneyimi yüksek bir ekiple çalışmak,
  • Gerçekleştirilebilir beklentiler ortaya koymak ve müşterilerimizi tasarımda nelerin yapılabileceği, nelerden kaçınılması gerektiği konularında doğru ve zamanında bilgilendirmek,
  • Fark yaratan müşteri odaklılık yaklaşımıyla beklentileri aşan eğitimler ortaya çıkarmak,
  • Kurum içinde ekip çalışmasını ve ekip ruhunu başarıyla devam ettirmek,
  • Başarılı teknik destek hizmeti sunmak,
  • Karşılaşılan problemlere yaratıcı öneriler/çözümler sunmak,
  • E-öğrenme eğitimini uygulayan kurumların kullanımı için, eğitimi alan çalışanlardan veriler toplamaya yönelik yöntemler geliştirmek ve bu verileri nasıl kullanılabilecekleri konusunda kurumları yönlendirmek,
  • Çözüm odaklı yaklaşımlar sergilemek,
  • Teslim tarihlerine sadık kalmak,
  • Yeniliklere açık olmak,
  • E-öğrenme alanındaki yenilikleri ve gelişmeleri düzenli olarak takip etmek,
  • Hem kurum için hem kurumlar arası iletişimde fark yaratan bir yaklaşım ortaya koymak,
  • Kurumsal kültürü anlamaya büyük önem vermek ve kuruma bütünleştirici çözümler önermek,
  • Kurumsal terminolojiyi anlamak konusunda hevesli olmak,
  • Yeterli düzeyde dokümantasyon yapmak,
  • Müşteriyi, müşterinin talep etmesine gerek kalmadan, düzenli olarak süreç ve ilerleyiş hakkında bilgilendirmek,
  • Konu uzmanlarıyla uyum içerisinde çalışmak, gerekli yönlendirmeleri zamanında yapmak,
  • Projeyi baştan sona sistemli bir proje yönetim yaklaşımıyla sürdürmek,
  • Farklı platformlarda (LMS-Learning Management System) çalışabilecek, uluslararası standartlara uyumlu içerikler üretmek.
Enocta’ya Hızlı Bir Bakış
1.Kurumsal Yapı
Telekomünikasyondan, bankacılığa pek çok farklı sektöre e-öğrenme hizmeti veren Enocta’nın kimlerden oluştuğuna daha yakından bakalım.
Toplam Çalışan Sayısı57
Zamanlarının en az yüzde 50’sini tamamen özel içerik üretimi için ayıran çalışan sayısı36
Görev dağılımları (içerik üretim ekibi)7 Proje Yöneticisi
11 Öğretim Tasarım Uzmanı
5 Görsel Tasarım Uzmanı
4 Flash Uygulamacı/Programlamacı
3 Yönetici
6 Satış ve Danışmanlık
Şirketin kuruluşundan bu yana toplam müşteri sayısı181
Tamamlanan özel içerik projelerinin kategorileri
Ürün eğitimleri
IT/Ekran eğitimleri
Satış ve müşteri hizmetleri eğitimleri
Teknik/alana özgü beceri eğitimleri
Yöneticilere yönelik eğitimler
Oryantasyon eğitimleri
İşyeri/güvenlik eğitimleri
Vaka tabanlı eğitimler/simülasyonlar
Kuruluş yılı2000
2.Sunulan E-Öğrenme Ürün ve Hizmetleri
Enocta olarak, e-öğrenme alanında hem teknik altyapı sunuyor hem de katalog eğitimlerimiz ve kurumlara özel içerik üretimimizle müşterilerimizin eğitim ihtiyaçlarına destek oluyoruz. Bunların yanı sıra, e-öğrenmenin kurumlarda kullanıma alınması, yönetilmesi ve kurum kültürünün bir parçası haline getirilerek tutundurulması konularında danışmanlık hizmetleri veriyoruz. E-öğrenme ürün ve hizmetlerimizi şöyle özetleyebiliriz:
E-öğrenme Yönetim Danışmanlığı
E-öğrenme Tanıtım ve Tutundurma
  • Konsept Geliştirme
  • Eğitim Portali Tasarımı
  • Maskot Tasarımı
  • Meraklandırıcı Animasyon Tasarımı (Teaser)
  • Poster Tasarımı
  • Elektronik Posta Şablonu Tasarımları
E-öğrenme İçerikleri ve Teknolojileri
  • Kuruma Özel içerik üretim
    • Ekran Eğitimleri
    • Mesleki Eğitimler
    • Hızlı Sunumlar
    • Oyun Tabanlı Eğitimler
    • Simülasyon Destekli Eğitimler
  • Enocta Eğitim Kataloğu
    • Profesyonel Gelişim Eğitimleri
    • Finans Eğitimleri
    • Sigortacılık Eğitimleri
    • Bireysel Emeklilik (BES) Eğitimleri
    • Bilişim Teknolojileri Eğitimleri
    • Kalite Yönetim Sistemleri Eğitimleri
      Kişisel Gelişim ve Hobi Eğitimleri
  • Skillsoft
    • Eğitim Kataloğu
      • Profesyonel Gelişim Eğitimleri
      • IT Eğitimleri
      • Bilgisayar Programları Eğitimleri
    • Books 24x7
Eğitim Yönetimi Altyapı Ürün ve Hizmetleri
  • Eğitim Yönetimi Altyapı Ürünleri
  • Enocta Eğitim Platformu – Kurumsal
  • Enocta Eğitim Platformu - Akademik
  • Sanal Sınıf, E-toplantı ve E-konferans Platformu
  • Eğitim Yönetimi Altyapı Hizmetleri
  • Entegrasyon Hizmetleri
  • Altyapı Kiralama Hizmetleri – SaaS (Software as a Service)
  • Destek Hizmetleri
  • Eğitim Yönetim Platformu (EYP) Hizmetleri
3.Özel İçerik Üretim Hizmetleri
Enocta’da farklı sektörlere, farklı kullanıcı gruplarına ve farklı amaçlara yönelik olarak ürettiğimiz eğitimleri çeşitli gruplara göre kategorilere ayırıyoruz. Ürettiğimiz eğitimleri amaçlarına göre temel olarak üç grup altında toplayabiliriz:
  • Bilgi Aktarımı
  • Ekran Eğitimleri
  • Beceri Geliştirme
  1. Bilgi Aktarımı
Bilgi aktarımı eğitimleri, herhangi bir konu hakkında hedef kitlenin farkındalığını artırmak, yenilikler hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamak gibi amaçlara yönelik olarak hazırlanıyor. Kurumların işe yeni başlayan çalışanlarına verdikleri oryantasyon eğitimleri ve yeni ürün tanıtımları bu tip eğitimlere örnek olarak verilebilir.
  1. Ekran Eğitimleri
Ekran eğitimleri olarak adlandırdığımız eğitimler, farklı amaçlar için hazırlanmış bilgisayar uygulamalarının kullanımını öğretmek amacıyla hazırlanan eğitimler olarak açıklanabilir. Örneğin; bir bankanın kullandığı yazılımı çalışanlarına öğretmek için verdiği eğitim, bu kapsamda değerlendirilebilir.
  1. Beceri Geliştirme
Beceri geliştirme eğitimlerinde amaç, çalışanın iş performansını doğrudan ve olumlu etkileyecek, beceri geliştirmeye yönelik bir tecrübenin tasarlanmasıdır. Bu doğrultuda, çalışanın belirlenen bir misyon çerçevesinde kendisine verilen rolü yerine getirdiği, zihinsel olarak aktif katılımının sağlandığı amaçlı senaryolar geliştirilir. Bu tür eğitimlere örnek olarak, hizmet sektörüne yönelik hazırlanan müşteri odaklılık ve satış eğitimleri/simülasyonları ya da insan kaynakları profesyonellerine yönelik hazırlanan mülakat teknikleri eğitimi verilebilir.
Enocta olarak, yukarıda sıraladığımız farklı eğitim türlerinde ve farklı etkileşim seviyelerinde, kurumların ihtiyaçlarına cevap verecek eğitimler hazırlıyoruz.

4. Rekabet Avantajları
  • Ar-Ge,
  • Tutum ve davranış değiştirmeyi, eğitimi alan kişinin etkin katılımını hedefleyen, motivasyon unsurları yüksek, gerçekçi ve etkileşimli, hikaye tabanlı e-öğrenme içerikleri üretimi anlayışı,
  • Yönetilebilir şirket büyüklüğü,
  • Güçlü teknik altyapı ve teknik destek,
  • Çok çeşitli sektörlerde deneyim,
  • E-öğrenme konusunda uzmanlaşmış zengin bir içerik üretim ekibi,
  • Anahtar teslim proje çözümleri,
  • Güçlü finansal yapı.
5. İçerik Geliştirme Süreci
E-öğrenme içeriklerini benzerlerinden farklı kılan bir noktaya getirmede, içerik geliştirme sürecinin rolü çok büyüktür. Enocta olarak, bu amaçla içerik geliştirme süreçlerimizin tanımlanması, dokümantasyonu, gerekli görüldüğünde gözden, iyileştirilmesi ve sonuç olarak “kaliteli” e- öğrenme içeriklerinin ortaya konulması için yoğun çaba sarf ediyoruz. Bu makalede içerik geliştirme süreçlerimizi tüm ayrıntılarıyla ele almasak da, bu sürece dair genel bir fikir vermeyi amaçlıyoruz.
Enocta’da ister kuruma özel, ister katalog eğitimi üretimi söz konusu olsun, mutlaka bir içerik geliştirme sürecinden geçilir. Ancak, bu yazıda daha çok müşterilerimize özel ürettiğimiz kuruma özel içeriklerimizin geliştirilme sürecini ele alacağız.
İçerik geliştirme sürecinde, öncelikle, müşterilerimizin ihtiyaçlarını belirlemeye yönelik bir ön analiz yapılır. Bu aşamada müşterimizin ihtiyacı olan eğitim hedef kitle ve kurumsal hedefler paralelinde analiz edilir ve bu eğitime uygun eğitim türü ve etkileşim seviyesi konusunda müşteriler bilgilendirilir.
Bir sonraki aşamada, projenin hayata geçmesiyle birlikte, müşterilerle bir araya gelinir ve proje süreçleri paylaşılır. Bu sayede, hem proje gerekleri belirlenir hem de teklifte/şartnamede yer alan kapsama uygun olarak, rol ve sorumluluklar, iletişim planı, riskler ve proje öngörülerinin yer aldığı bir proje planı hazırlanır.
Bu aşamadan sonra, bir başlangıç (Kick Off) toplantısı gerçekleştirilir. Bu toplantıyla analiz ve tasarım süreçleri başlatılmış olur. Başlangıç toplantısında taslak proje planı onay için müşterilerimizle paylaşılır, kritik doküman şablonları iletilir. Bu toplantının en önemli amacı, proje yaklaşımı ve kapsamı konusunda müşterilerle mutabık kalınmasıdır.
Başlangıç toplantısıyla birlikte üretim sürecine geçiş yapılır. Bu aşamada öğretim tasarım uzmanlarımızla konu uzmanları birlikte çalışırlar. Öğretim tasarım yaklaşımını ve görsel tasarımı yansıtacak bir prototip üretilir. Alınan geri bildirimler sonrasında prototipe onay alınarak, hazırlanmış senaryo ve tasarım dokümanları, öğretim tasarım uzmanı tarafından üretim ekibine iletilir. Üretim süreci boyunca, öğretim tasarım uzmanları gerekli olduğu noktalarda konu uzmanlarıyla görüşür, bilgi alışverişi devam eder.
İçerik üretiminin tamamlanmasıyla detaylı gözden geçirme ve test süreçleri başlar. Hem iç kontroller sonucu ortaya çıkan düzeltmelerin hem de müşterilerden gelen düzeltmelerin eğitime yansıtılması sonucunda, eğitim son haline gelir ve bu son hali için müşterinden onay alınır. Proje boyunca, haftalık proje durum raporlarıyla üretimin durumu müşterilerle paylaşılır.
6. Proje Yönetim Felsefesi ve Müşterinin Katılımı
Enocta olarak, bir projenin en başından projenin sonlandırılmasına kadar her aşamada ortak bir bakış açısına sahip olmak amacıyla, müşterilerimizi bilgilendirme konusunda hassas davranıyoruz.
Bu aşamada, Enocta proje yöneticisinin en önemli sorumluluğu, müşterilerimizi amaçlar, içerik üretim süreci ve teslim edilecekler konusunda bilgilendirmek.
Yine bu aşamada Enocta, müşterileriyle iletişim planı ve proje yönetim metodolojileri konusunda mutabık kalmak konusunda özenli davranır. Proje dokümantasyonu ve proje durum raporları müşterilerimizle düzenli olarak paylaşılır.
7. Diğer Özellikler
Kullanılan Temel Araç ve TeknolojilerAdobe Flash, Adobe Flex, Adobe Air, Adobe Dreamweaver, HTML, ASP, XML, Javascript, C #
Şirket tarafından geliştirilmiş e-öğrenme araç ve ürünleri
·Enocta İçerik Geliştirme Aracı
·Enocta İçerik Gösterme Aracı
·Enocta Ekran Eğitimleri Üretim Aracı
Şirket tarafından geliştirilmiş Eğitim Yönetim Sistemi (Learning Management System)
·Enocta Eğitim Platformu – Kurumsal
·Enocta Eğitim Platformu – Akademik
Şirket tarafından geliştirilmiş Eğitim İçerik Yönetim Sistemi (LCMS- Learning Content Management System)·Enocta CMS
Sanal sınıf uygulamalarıAdobe Connect veya Saba Centra Sanal Sınıf, e-Toplantı ve e-Konferans Platformu
Uluslararası e-öğrenme standartlarında içerik üretimiSCORM 2004 v3 ve AICC
Katalog EğitimleriProfesyonel gelişimden finansa kadar uzanan geniş bir yelpazede 150 farklı katalog eğitimi. Katalog eğitimleri, her yıl sektörün ve müşterilerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak yeni eğitimlerle zenginleştirilmektedir.

2 Kasım 2012 Cuma

LEZİZ TARİFLER! Kurumsal E-Öğrenmenin Tutundurulması

Kurumunuzda e-öğrenme takip oranları hedeflediğinizden düşük mü? E-öğrenmeye yaptığınız yatırımların geri dönüşünü yeterince alamadığınızı mı düşünüyorsunuz? Öyleyse gelin, e-öğrenmenin yaygınlaştırılması ve kurumunuzda daha etkin kullanılmasıyla ilgili yapabileceklerinize birlikte göz atalım.
Kurumlarda, internet ve bilişim sistemleri araçları gittikçe daha yaygın olarak kullanılmasına rağmen, kurum çalışanları halen e-öğrenme ile “öğrenmeye” sıcak bakmayabiliyor. Yoğun emek harcanarak sunulan e-eğitimlerin takip ve bitirme oranları çok düşük olabiliyor ya da zorunlu tutulmadığı sürece eğitimlere hiç başlanmayabiliyor. Bu yazımızda, hem e-öğrenmenin kurumunuzda istediğiniz noktaya gelememesinin olası nedenlerine göz atacağız hem de bu sıkıntıların nasıl aşılabileceğine ve e-öğrenmenin kurum içinde etkin bir şekilde kullanılması için neler yapılabileceğine değineceğiz.
Sınıf Eğitimlerinden E-Öğrenmeye Geçişte Yaşanan Sorunlar
Bildiğimiz anlamda “sınıf”, birçoğumuzun alışık olduğu, rahat ettiği, kendisini yalnız hissetmediği bir öğrenme ortamı. İlk eğitim tecrübesinin genelde bir “eğitmen” ve “sınıf” ortamında gerçekleştiğini düşünürsek, bu pek de yadırganacak bir durum değil. Birçok çalışan için “sınıf içi” eğitimden “masa başında” öğrenmeye geçiş bu açıdan oldukça zorlayıcı olabiliyor.
Katılımcıların eğitim anlayışında ciddi bir kültürel değişimi de zorunlu kılan e-öğrenmeye geçişte yaşanan sıkıntılar birçok farklı nedenden kaynaklanabiliyor (McKimm, 2003)
  • Yüz yüze eğitime olan alışkanlık nedeniyle yeni öğretim ortamına uyum sağlamada yaşanan güçlük,
  • Katılımcıların kendilerini, sosyal öğrenme ortamından uzakta “tek başına” hissetmeleri,
  • Katılımcıların kendi zaman planlarında e-öğrenmeye yer bulamamaları,
  • İlgili yazılımları ya da web araçlarını kullanmadaki beceri eksikliği,
  • E-öğrenmenin gerektirdiği internet bağlantısı ya da donanımlardaki yetersizlikler,
  • Materyallere ya da eğitime ulaşırken karşılaşılan zorluklar nedeniyle yaşanan isteksizlik,
  • Yönetimsel gözetim eksikliği nedeniyle dış motivasyon unsurunun yetersiz kalması,
  • Teknik desteğin ve yönlendirmenin beklentileri karşılamaması,
  • Kötü tasarlanmış/ihtiyacı karşılayamayan e- eğitim içeriği nedeniyle, eğitimleri takip etmede yaşanan isteksizlik.
Gördüğünüz gibi, e-eğitimlerin takip oranlarının düşük olmasında yazılım, donanım, organizasyon, yönetim, iç ve dış motivasyon, içerik kalitesi, zaman kısıtları gibi pek çok farklı etmen rol oynayabiliyor.
E-öğrenmenin kurumların eğitim planlarının etkin bir parçası olabilmesi için, öncelikle yaşanan sorunların temel nedenlerinin çok iyi analiz edilmesi gerekiyor. Her şeyden önce, eğitim, IK ve IT departmanları çalışanlarının, e-öğrenmeye uyum sağlanabilmesi konusunda bir arada çalışmaları çok önemli. Hem e-öğrenmenin ilk defa kullanılmaya başlanacağı zaman hem de başlayan bir sürecin devamında, katılımcıların e-öğrenme deneyiminin pürüzsüz geçmesi, iş ve katılımcı hedefleriyle örtüşen nitelikli bir eğitim programının hazırlanmış olması, katılımcıların yaşadıkları deneyimin değerini ve katkılarını iyi anlamaları e-öğrenmenin kurumda tutundurulması açısından kilometre taşları niteliği taşıyor.
Unutulmamalı ki, e-öğrenmeye geçiş aslında bir değişim sürecini de beraberinde getiriyor. Bu değişimin iyi yönetilmesi, katılımcıların soru sorabilecekleri kişilere ulaşılabiliyor olmaları, katılımcılara ihtiyaç duydukları altyapı, teknik donanım ve desteğin sağlanması, eğitim ve IK departmanları tarafından her aşamada gerekli yönlendirmelerin yapılması gibi birçok etmene bağlı. Bu etmenler göz önünde bulundurulmadan başlatılan bir süreçte genellikle e-öğrenme takip oranları ve katılımcıların e-öğrenmeye ilgisi düşük olabiliyor ve bu da üst yönetime “e-öğrenmenin başarısız olduğu” mesajını iletme riski taşıyor. Oysa takip oranlarının düşük olmasının nedeni, bahsettiğimiz gibi yazılım, donanım, organizasyon, yönetim, motivasyon, içerik kalitesi, zaman kısıtları ve kişisel faktörler gibi pek çok farklı etmenden kaynaklanıyor olabilir.
Sorunlardan Çözümlere Giden Yol
Peki, bu sorunları aşmaya yönelik ne gibi önlemler alınabilir? Enocta olarak, e-öğrenmenin başarıya ulaşması için farklı problem alanlarına yönelik çözüm önerileri sunuyoruz.
ETKİ ALANIÇÖZÜM
E-öğrenme ortamında ilgili yazılımları ya da web araçlarını kullanmadaki yetersizliklerin giderilmesi.Kişilerin karşı karşıya kaldıkları teknik problemlerle, eğitimi bırakmaya karar vermeden başa çıkmalarını sağlayabilmek için teknik destek sağlıyoruz.
Öğrencilerin kendilerini, sosyal öğrenme ortamından uzakta “tek başına” hissetmelerinin önlenmesi.
E-öğrenmenin sosyal boyutunun güçlendirilmesi.
Öğrencilerin kendilerini tek başına hissetmemeleri için, EEP (Enocta Eğitim Platformu) üzerinde sosyal etkileşime olanak veren fonksiyonlar geliştiriyoruz.
Örneğin, sistem içi mesajlaşma fonksiyonu ile, eğitim yöneticisinin tercihleri dâhilinde, aynı eğitimi alan kişilerin birbirlerini görmelerine ve mesaj atmalarına imkân sağlıyoruz.
Öğrencilerin performanslarının takibi ile ilgili eksikliklerin giderilmesi.
Akıllı içeriklerin ve EEP’nin sağladığı imkânlar ile performansı takip etmeye yönelik farklı seçenekleri bir arada sunuyoruz.
Öğrenci performansını, hem eğitimin içerisindeki etkileşimler ve sorularla hem de eğitim sonu, etkinlik sonu sınavları, ön test son test uygulamalarıyla takip edebiliyoruz.
Kurumlar tarafında performans takibini kolaylaştırmak için, EEP üzerinde standart olarak tam 34 farklı rapor seçeneğisunuyoruz. (Enocta İçerik Sınav Detay Raporu, Kullanıcı Talep Raporu, Etkinlik Detay Raporu vb. )
Kurumlara ayrıca anket hazırlama ve eğitim değerlendirme formları ile kullanıcılardan detaylı geri bildirimler alma olanağı sağlıyoruz.
Bireylerin kendi performanslarını değerlendirme ihtiyacına cevap verilmesi.
Akıllı içerikler sayesinde kişileri eğitim içerisinde eksik oldukları hedeflere/konulara yönlendirebiliyoruz. Bu sayede kişilere kendi performanslarını konu bazında değerlendirme imkânı tanıyoruz.
Buna ek olarak, eğitim tamamlama durumu ve puan gibi bilgileri kullanıcıya sunarak kullanıcının kendi performansından haberdar olmasını sağlıyoruz.
Kurum içi iletişim kampanyaları organize edilmesi.
Eğitimlere olan ilgiyi arttırmak, e-öğrenmenin sağladığı imkanları hatırlatmak, kullanıcıları eğitimlerin içeriği hakkında bilgilendirmek için kurumlarla birlikte, ihtiyaçları doğrultusunda iletişim kampanyaları organize ediyoruz. Tanıtım animasyonları, posterler, tanıtım e-postaları ve e-öğrenme portalleri gibi çok geniş bir yelpazeye sahipTanıtım ve Tutundurma faaliyetleri adını verdiğimiz bu çalışmalar ile e-öğrenmenin rafta kalmasının önüne geçmeyi amaçlıyoruz.

Yukarıda saydığımız bu hizmetlerin yanı sıra, kurum kültürüne, yapısına ve ihtiyaçlarına uygun olarak, e-öğrenmeye geçiş ve e-öğrenmenin kullanımının artırılmasına yönelik, yönetimsel ve eğitsel stratejiler konusunda danışmanlık hizmetleri sağlıyoruz.

Kaynaklar
McKimm, J. (2003). ABC of learning and teaching: Web based learning. BMJ326(7394), 870-873. doi: 10.1136/bmj.326.7394.870
Frankola, K. (2001). An Assessment of the Effectiveness of e-learning in Corporate Training Programs. The International Review of Research in Open and Distance Learning. Retrieved October 22, 2009, fromhttp://www.irrodl.org/index.php/irrodl/article/viewArticle/83/160
Tyler-Smith, K.(2006). Early Attrition among First Time eLearners: A Review of Factors that Contribute to Drop-out, Withdrawal and Non-completion Rates of Adult Learners undertaking eLearning Programmes. [Electronic version]. The Journal of Online Learning and Teaching. Retrieved October 22, 2009, from